Kırkağaç’ın yaz meyvesi kavunları kışlık sofraları süsleyecek

– Kırkağaç’ın yaz meyvesi kavunları kışlık sofraları süsleyecek

Yazın akıbet haftalarında hasat edilen kavunlar mum görmeyen depolarda şita aylarına büyüklüğünde dayanıyor

Kırkağaç Kültür Odası Başkanı Emniyetli Özarı:

“Tüketicilerimiz yaz meyvesi yemenin nostaljisini yaşıyor”

“Kendi tohumlarımızı kendimiz ayırıyoruz. 300-400 sene ilk hangi şartlarda kavun tohumu makbuz ve ekildiyse zaman üstelik tıpkısı şartlarda kavunumuzun tohumunu alıp ekiyoruz”

MANİSA – Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde ağustosun sonuç haftalarıyla ilkgüz aylarında hasadı yapılan tescilli kavunlar çiftçiler eliyle çerağ görmeyen depolarda vikaye edilerek kış aylarına büyüklüğünde dayanması sağlanıyor. Yaz meyvesi olan kavun bu sayede kış sofralarının üstelik vazgeçilmez lezzeti haline geliyor.

Kavun denildiğinde akla gelen geçmiş saha olan Manisa’nın Kırkağaç ilçesi 7 bin dekar araziyle kavun üretiminde başı çekiyor. Bu yıl yaklaşık 18 bin titrem rekolte elde edilen kavunların kestirmece yüzde 50’si hasat sonrası hemencek satılırken ara sıra çiftçiler bile kandil görmeyen depolarında kavunlarını muhafaza ederek kış aylarına kadar dayanmasını sağlıyor. Yaz meyvesi olarak bilinen kavun bu sayede şita aylarında de tüketiciyle buluşarak sofraları süslüyor.

35 yıldır kavun çiftçiliği yaptığını söyleyen ve aynı zamanda şehit babası olan Yüce Ay, “Ticaretten zor olduktan sonradan oğlumla bu arada kavun ekiyoruz. Ağustosta hasat yaparak kavunlarımızı asmaya başladık. Askıda yılbaşına büyüklüğünde dayanır. Fiyatlar üstelik bu sene iyiydi memnunuz” dedi.

Kırkağaç’ta 15 Ağustos itibariyle kavun hasadının başladığı ve eylül aylarında dahi hasadın tamamen bittiğini tamlayan Kırkağaç Kültür Odası Başkanı Tehlikesiz Özarı, “15 Ağustostan bilahare kavunlarımız hasat edilmeye başlıyor. Kavunlarımızın yaklaşık yüzdelik 50’lik 60’lık kısmını biz hemencecik satıyoruz. Küsurat yüzde 40’lık kısmını üstelik depolarımızda sahabet ediyoruz. Depolarımız haddinden fazla korunaklıdır. İçerde iklimlendirme sistemleri mevcuttur. Kavunumuz dayanıklılığıyla angın. Özlük halinde mabeyin aylarına büyüklüğünde dayanabiliyor. Amma tığ bunu sülale şubat aylarına başkaca mart aylarına ilerletmek istediğimizde iklimlendirme gerekiyor. Depolarımız bayağı depolar değil, kavunumuz üzere özel kendisine yapılıyor” dedi.

“Tüketicilerimiz yaz meyvesi yemenin nostaljisini yaşıyor”

Kavunların depolarda dulda altına alınarak hem üreticilere daha çok dirimlik getirildiğini hem da tüketicilere şita aylarında yaz meyvesi yedirildiğini tamlayan Özarı, “Üreticilerimiz bu şekilde daha çok dirimsel elde ediyorlar. Karşılığında tüketicilerimiz da tıpkı yaz meyvesi yemenin huzurunu, mutluluğunu ya üstelik nostaljisini yaşıyorlar. Sülale ayında tıpkısı yaz meyvesi kavun yediğiniz antlaşma odanın içine kokusu yayılıyor ve bilcümle evi sarıyor. Amacımız hem çiftçilerimiz daha fazla kazansın hem üstelik tüketicilerimiz şita aylarında dahi kavunu tüketebilsin” ifadelerini kullandı.

“Serencam yıllarda tüketicilerimizin tercihi dilimli kavunlardan yana”

Kırkağaç’ta 3 değişik tür kavunun dede tohumuyla ekildiğini belirten Özarı, “Bizim Kırkağaç’ta 3 nev kavun yetiştiriliyor. Tüketicilerimiz bugüne büyüklüğünde sarı ve koyu yeşil üzerinde benekleri olan Kırkağaç’ın önce kendine özgü ve en çokça ekilen çeşidi biliyor. Amma Kırkağaç’ta soluk dilimli kavunumuz üstelik ekiliyor. Aynı dahi umum ortada ‘kara kavun’ denilen yeşil kavunumuz var. Onlar da çokça dayanabilen. Bu çeşitlerde bazı bazı dilimliler öne çıkıyor. bazı bazı benekliler öne çıkıyor. Sonuç yıllarda tüketicilerimizin tercihi dilimli kavunlardan yana. Bunların lezzeti diğerlerinden az buçuk elan değişik olduğu için tüketicilerde böyle aynı yeğleme oldu. biz da tüketicilerimizin tercihine bakarak ekilişlerimizi yönlendiriyoruz. Sonuç 3-4 yıldan beri dilimli kavunlar halk arasında pop. Dilimli kavun üstelik bizim Kırkağaç’ımızın kavunu” diye niteleyerek konuştu.

“Tığ kavunlarımızda melez sulp kullanmıyoruz”

Melez sulp kullanmadıklarını tamlayan Özarı, “Biz kavunlarımızda melez çocuk kullanmıyoruz. Bizim tohumlarımız dede tohumu. Kendi tohumlarımızı kendimiz ayırıyoruz. 300-400 yıl evvel hangi şartlarda kavun tohumu makbuz ve ekildiyse zaman bile aynı şartlarda kavunumuzun tohumunu alıp ekiyoruz” dedi.

Share: